Copyright 2010 Wired Evolution. All Rights Reserved.
Snowblind by Themes by bavotasan.com.
Blogger Templates by Blogger Template Place | supported by One-4-All
Büyük resim evrenin kendisi elbette. Bugünkü bilgimiz bize evrenin büyük patlamayla başladığını daha sonra milisaniyelerle ölçülen kısa bir zamanda ise bugün gördüğümüz evrenin yapıtaşı olan parçacıkları oluşturduğunu söyler. Daha sonra ise üst üste gelişen sistemler önce kuarkları, daha sonra proton, nötron ve elektronları, daha sonra atomları, molekülleri, organik bileşikleri, bitki, hayvan ve nihayet insanı oluşturdu (Ne kadar da basitmiş aslında herşey). Bu basit anlatımdan bile görülebileceği gibi bir döngü söz konusu; kendisinden önceki sistemin bileşenlerini kullanarak oluşmuş gelişmiş sistemler ve yine aynı döngü içinde bu yeni sistemlerin de bir üst sistem haline gelmesi. Çok yüzeysel şekliyle Wired Evolution fikrinin temelinde de benzer bir düşünce var. Evrende sürekli bir gelişim, bir üst sisteme geçiş kuralı var. Bu bilgiyi bugün insanların özellikle teknoloji alanındaki gelişmeleriyle harmanlayıp geleceğe dair basit bir kaç öngörü yaptığımızda bir üst sistemin oluşmasına o kadar da çok zaman kalmadığını fark edebiliriz. Bu üst sistemin adı da önceki yazıda bahsettiğim Üstinsan'dır.
Buraya kadar herşey iyi güzel, gayet basit, fakat ortada bir terslik var. O tersliğin adı da Entropi [wiki]. Yandaki linklere tıklayarak daha geniş anlatımına ulaşabileceğin entropi kavramı en basit haliyle şu anlama gelir: Evrendeki herhangi bir sistemi kendi haline bıraktığımızda o sistem en düşük eneri konumuna geçme eğilimindedir. Diğer bir deyişle sistem özelliği gösteren herhangi bir yapı kendi haline bırakıldığında sistem özelliğini kaybedip bozunur. Bu durum gerçekleştiğinde sistemin entropisi artar. Termodinamik yasalarına göre evrende entropi her zaman artar. Bu konuyla ilgili sayısız örnek bulunabilir. Hatta bunu; "Yüksekten bırakılan potansiyel enerjiye sahip her cisim o enerjiyi kaybedecek bir konuma yani aşağı düşmeye meyillidir" gibi fizikle ilgili bir konuda da kullanabilirsiniz, "Baskı altına alınan toplumlar o baskıyı kırmak isterler" gibi toplumsal bir konuda da. (Bu örneği Wiki vermiş, ben onun yalancısıyım.)
Şimdi entropiyi az çok anladığına göre bahsettiğimiz tersliğe geri dönebiliriz. Terslik şu: Evren'in başlangıcından bu yana yeni sistemlerin oluştuğunu, her geçen gün de bu sistemlerin daha da gelişerek üstsistemler oluşturduğunu biliyoruz. Hatta bunu tanımlamak için Negatif Entropi anlamına gelen Negentropi denen bir kavram var. Bir taraftan da demin bahsettiğim üzere entropi kavramı bize bunun tam tersini söylüyor, üstelik onun söylediklerini de gözlemleyebiliyoruz. İkisi de doğru olduğuna göre aralarındaki koşul ne? Hangi durum gerçekleştiğinde bir üstsisteme, hangisi gerçekleştiğinde yokoluşa gidecek sistemimiz? Bunun cevabı aslında entropi'nin tanımında saklı. Bir sistemin entropisinin artması için bahsi geçen tek bir koşul var o da sistemin kendi haline bırakılması, dışarıdan bir müdahalede bulunulmaması. Yüksekten bırakılan cismin alınıp daha yüksek bir yere konmaması ya da baskı altındaki topluma Amerikan yardımı yapılmaması vs. Bu örneklerde müdahale kaynağı insan olabildiği için anlam vermek kolay fakat atomdan molekül ya da molekülden organik molekül oluşmasını söz konusu olduğunda dışarıdan müdahalemiz ne? Tabi ki enerji. (Ancak hemen belirtmekte fayda var, canlı varlıklar gibi enerjisini kontrol edebilen sistemler için enerji üst sisteme geçiş için tek gerekli parametre değil, orada evrim gibi başka mekanizmalar da devreye giriyor. O konuya ileride ayrıca değineceğim.)
Çözüm basit, sisteme enerjiyi ver, o bir şekilde gitsin bir üst sistem haline gelsin. Çek enerjiyi sistemden, bu sefer tersi olsun, giderek işe yaramaz bir yığın haline gelsin, sistemliğinden çıksın. Eğer bu doğruysa evrendeki hatta hayatımızdaki her olaya farklı gözle bakabileceğimiz yeni bir noktaya varmışız demektir. İyilik ve kötülük kavramlarını aslında entropi-negentropiyle eşleştirebiliriz. Hatta çalışırken sürekli yakınmamıza, tembellik etmek istememize rağmen neden uzun süre boş kaldığımızda birşeyler yapma isteği duyduğumuzu bile buna dayandırabiliriz. Bu tanımlardan hareketle entropinin en yüksek olduğu durumu maddenin en yoğun durum olduğu tekillik (karadelik), negentropinin en yoğun olduğu durumu da enerji olarak tanımlayabiliriz. Yani aslında evren dediğimiz olgu tekillik ve enerji kavramları arasında sürekli dönüşüm halinde olan sistemlerden ibarettir ve biz de bu evrende insan adıyla yer alan ve Wired Evolution süreciyle üstinsan sistemine dönüşüm içerisinde olan bir sistemiz.
0 yorum: